Soğanlı Vadisi

Soğanlı Vadisi

Soğanlı Vadisi, Ihlara Vadisi ile büyük benzerlik gösterdiği öne sürülen, Kayseri sınırında yer alan Yeşilhisar ilçesine bağlı bir mahallede yer alıyor. Yeşilhisar merkeze 15 km uzaklıkta bulunan vadi, küçük bir alana değil 25 km’lik geniş bir kanyona serilmiştir. Az önce bahsedildiği gibi kubbeli kaya kiliselerinin yanı sıra hepimizin çocukluğunda birer anı olan bez bebeklerin de ortaya çıktığı yer olmasıyla ilgi çekiyor. Bölgenin tarihinde yine 6. Ve 7. Yüzyıllarda yaşayan Bizanslıların hayatlarına tanıklık etmiş geziye açık olan 15 kilise ve hala kayıp olduğu düşünülen 50’ye yakın kilise bulunuyor. MS 1200-1300 yılları arasında Bizanslılardan alınıp bir Türk köyü haline gelen Soğanlı, Türkmen kökenli ve eskiden kale mahallesine bağlı olan bir yerleşim bölgesidir.Kapadokya’yı meşhur eden peribacaları bu bölgede biraz farklılık göstererek yine varlığını sürdürüyor. 300-400 kişilik nüfusu ile son derece küçük ve sevimli olan bu köy depremler ya da Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın aktif olduğu dönemlerdeki sarsıntılardan etkilenerek çökmelere uğramış ve vadi ve platoların oluşumuna yol açmış. Bu vadi yamaçlarında Roma ve Bizans uygarlıklarına ait çok sayıda mezarlık ve kiliseye rastlanılıyor. Soğanlı bez bebekleri, tüm bölgede rastlayacağınız sıklıkta etrafa renkli bir canlılık serpiyor. Bölgenin turistik yoğunluğu Kapadokya’nın diğer bölgelerindeki kadar fazla olmadığı için, buradaki geçim kaynaklarından en önemlisi bu bez bebekler oluyor. Köy kadınlarının el emeğiyle en güzel şekilde dikilip, makyajla süslenen bebeklerin yanı sıra Türk motiflerinin hakim olduğu heybeler, halılar ve çoraplara da rastlanıyor. Bir gezi arası vermek içinse yine köylü kadınların elleriyle hazırladıkları gözlemelerle lezzetli bir dinlenme saati yaratabiliyorsunuz.

 

Vadinin kuzey tarafında yer alan Kubbeli Kilise, bölgenin en meşhur ve özel yerlerinden bir tanesi.Kubbelerin oluşturulması dev bir peribacasının büyük bir ustalıkla işlenmesi sonucu bu hale getirilmiş ki bu kiliseyi daha da özel kılan niteliklerden bir tanesi. Tıpkı bir labirent gibi gözüken Kubbeli Kilise, içinde kayalara oyulmuş tünelleri, merdivenleri, koridorları ve dehlizleriyle son derece heyecan verici ve gizemli bir yer. Burayı daha da gizemli hale getiren sebeplerden bir tanesi de sesin nereden geldiğinin anlaşılmasına imkân vermeyen farklı akustik yapısı. Son şeklini 14. Yüzyılda aldığı bilinen Kubbeli Kilise iki katlı ve içi kiliselerden çoğunlukla alışık olduğumuz gibi fresklerle süslüdür.Eski dönemlerde kilise ya da manastır olarak kullanılan yapıların yıkılıp dökülen kısımları ya da artık kullanılmayacak olmasıyla genelde kapı ve pencere gibi bazı yerler örülerek güvercinlik haline getirilmiş. Zaten güvercinlikler bu bölgede kiliseler, yeraltı şehirleri ve mezarlardan çok daha fazla görülen oluşumlardan olup, Soğanlı’da da bulunmaktadır. Güvercinliklerin neden bu kadar fazla olduğunun sebebi ise genellikle zayıf olan toprağı güçlendirmek için gübre elde etmekmiş.850 yılında 200’e yakın sayıda manastır ve kilisenin olduğu bilinirken, günümüze 50’ye yakının ulaşabildiği biliniyor. Köye 2 km mesafede yer alan Tokalı Kilise, en yüksek tonozlu ve geniş olduğu için dikkat çekiyor. Ayrıca birbirine bağlı üç apsisli ve üç nefli yapıya sahip ve kiliseye 50 basamak sonunda ulaşılabiliyor. Bölgedeki bir diğer kilise olan Karabaş Kilisesi de, Roma döneminin izlerini taşıyan, dört bölümden oluşan ve 6. Yy’da yapıldığı bilinen bir yapıdır. Selçuklu ve Bizans motifleriyle resmedilmiş olan Hz. İsa’nın doğumu, vaftiz töreni, çarmıha gerilişi gibi hayatına dair önemli zamanları, 12 havarinin azizlerinin resimleri kilise duvarlarını süslüyor. Bu nedenle bu kilisenin bölgenin sanat değeri en yüksek yapılarından biri olduğu biliniyor. Duvarlarında dört adet mezarlık nişleri bulunduran ve küçük kubbeli kilisenin alt katında yer alan yapıya de Saklı Kilise adı verilmiş.

Balonlarla , peribacası oluşumlarının da yer aldığı Soğanlı Vadisi boyunca, yaklaşık 45 dakika eşsiz manzaranın tadını çıkarabilirsiniz . .

×